Sağlık Açısından Cahillik Ve Yoksulluk Birbirinin Çekim Alanıdır
GİRİŞ ÖN AÇIKLAMA
Bu konu başlığı dikkate alındığında arap kralları zengin oldukları için bilgili/zekidir’ler demek’mi gerekiyor fikri ortaya çıktığını biliyorum, açıkçası kendi toplumlarının en bilgili/zekilerinden olabileceklerini inkar etmekte kolay değil, yine’de burada konu bilgili/zekilik değil, konu sadece sağlık açısından cahillik ve yoksulluk bir birinin kardeşidir tesbitidir.
Bilgi cahilliği ortadan kaldırır, ama bilgiyi ancak sağlıklı insanlar doyurucu şekilde alabilir.
İnsan, tüm canlılar gibi atom ve atom altı gözle görülemeyecek kadar küçük parçalardan, sonuçta’da onların oluşturduğu hücrelerden meydana gelir. Bu canlı hücreler dna’daki kayıtlı bilgiler sayesinde birbirine bağlanıp bir bütünü oluşturduğunda ortaya işleyen bir bütün mekanizma çıkar, biz insanlar düşünebilen canlılar olarak beden ve beyin olarak bu bütünü oluşturmuş durumdayız, daha doğrusu hücerelerin oluşturduğu bu bütün, insan olarak bir tür olmamızı sağlamıştır.
Canlıların yaşamlarını idame ettirebilmek için dışarıdan almak zorunda oldukları ihtiyaçları vardır, aynı zamanda dışarıdan almamaları gereken zararlılarda vardır. İnsanın doğarken ne kadar sağlıklı olduğu anne ve babasının genetik sağlık durumuyla birebir ilişkilidir. Anne veya baba’da bulunan hastalıkların bir kısmı veya hepsi dna kopyalanması sonucu yeni doğan çocuğa geçer, kopyalanır. Bu hastalıklar sadece dna’da kopyalıdır, ne zaman aktif olacağı o hastalığa meilli bir sağlık durumunda birden ortaya çıkar, şimdiler’de sırrını bilemediğinden adına her doktorun sitres stres dedikleri şey, ani yaşanan üzüntü, yıkım, travma vb her hangi bir sebeple tetiklenir ve aktif olur.
Bunlar doğuştan gelen sağlık riskleridir fakat bir o kadar daha önemli olan tüm yaşamımız boyunca bedenimizi ve beynimizi sağlıklı yaşatmaktır, zor olanda budur. Bir çocuk her gün 1-2 ekmek yiyerek’de yaşamını devam ettirip büyüyebilir, ama sağlıklı büyüyemiyeceğini hepimiz tahmin ederiz. Çünki ekmek karbonhidrat’dır, insan bedeni ve beyni bir çok karbonhidrat, protein, vitamin ve minarel gibi ihtiyaç duyduğu şeyleri (oksijen ve d vitamini hariç) yiyecek ve içecek yoluyla almak zorundadır.
İnsanı, yine kendi yapıp kullandığımız bir makine olarak düşünebiliriz, aralarındaki tek fark; makine sınırlarını biz insanların belirlediği oranda düşünüp görevlerini yapar, biz insanlar içinse düşüncede sınır yoktur, tabi bu sınırsız düşünce ayıklama yapmayı pek becerebilen yapıda değildir, gerekli ve gereksiz tüm bilgiyi depolar sıklıkla eror(hata) vermeye yatkındır. Bir makine yeni üretildiğinde sıfırdır, bir insan kıyaslaması yaparsak yeni doğmuş bir bebektir ve tabiki her ikisininde bir kullanım ömrü vardır, bu ömrü belirleyen faktörler ise; 1) ilk üretim kalitesi(yani hangi kalitede bir malzemeden üretildiği) dir, insan açısından anne ve baba geni bu malzeme kalitesini belirler, makine içinse çelikse hangi kalitede bir çelikten, plastikse hangi kalitede bir plastikten üretildiği bu ömrü belirler. 2) yaşamı boyunca ihtiyaçlarını hangi koşullarda ve nasıl sağladığı bu ömrü belirler. Örnek vericek olursak; insanın ve makineninde yaşamsal ihtiyaçları vardır, bir makine sürekli yağlanmaya, veya suya, veya enerjiye, veya yağmurdan korunmaya, veya belli bir ısı derecesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun en kaliteli şekilde ne kadar sağlanıp sağlanamadığı ömrünü belirlemede ikinci faktördür. Yine insanın yiyecek, içecek, giyinme, barınma, sağlık, eğtim gibi yaşamsal ihtiyaçları vardır, bunların en kaliteli şekilde ne kadar sağlanıp sağlanamadığı ömrünü belirlemede ikinci faktördür.
Bu ön açıklamayı yaptıktan sonra asıl konumuza gelebiliriz. GİRİŞ ÖN AÇIKLAMA SONU
Şimdi; genel aile yapılarını gözlemlediğimiz'de hep bir ekonomik savaş mücadelesiyle karşılaşırız, yaşamsal ihtiyaçlar bu mücadelede kısıtlanacak şeylerin başında gelir, çünkü; kira ödeniyorsa mecburen ödenecektir, kısıtlama yapılamaz evden atılırsınız. vergi borcu ödenecektir kısıtlama yapılamaz, devlet kanını emer yine misliyle senden alır. kullanılan her şeyin faturaları ödenecektir, kısıtlama yapılamaz, 1 fatura aksadığında hattın kesilir, ödenmeyen faturada faiziyle ödettirilir. bankadan alınmış para borç ödenecektir, aksi halde misliyle faiz alınması ile kalmaz evdeki 3-5 parça eşyayıda hacizle alırlar dımdızlak ortada kalırsınız. vs.vs. neyse fazla uzatmıyım gördüğümüz gibi türkiye gibi varlığı sadece alınan yüksek vergiler ve faturalarla ayakta duran, sosyal desteği olmayan ülkelerde bireyler/aileler kısıtlamayı ancak kendi yaşamsal ihtiyaçlarından yapabilir, bunlar nelerdir; öncelikle pazar alışverişi meyve ve sebze genelde en ucuzu kalitesizi hangisi ise o alınır, kırmızı et en iyi ihtimalle çoğu eve ayda 1 defa ya gelir yada gelmez, en ucuz besinler olarak alınabildiği ölçüde balık, tavuk, yumurta tek imdat çubuğudur. Barınma; genelde oturulan evler en az 20-30 yıllık eski evlerdir, nemli ve rutubetlidir, ısıtma soba ile, kömür, odun, is, duman arasında sağlıksız bir şekilde yapılır ve tek oda veya salon ısıtılır, bir evin içinde dolaşırken bir odadan diğerine geçerken, Arabistan havasından kutuplar havasına geçmiş etkisi yaşanır. Doğalgaz kullanılıyorsa hep az çalıştırmaya, düşük derecede çalıştırmaya, sadece belirli saatler’de çalıştırmaya, ısıtma sistemi doğalgaz olan bir evde battaniyeler ile oturmaya olağan üstü çaba gösterilir. Yani teknolojiye ulaşmak bir çözüm değildir, o teknolojden yine’de mecburen standart düzeninin çok altında yararlanılır, otomobil sahibi olup lpg kullanmak bunun bir diğer örneğidir, hayatımızdan risk alırız kısıtlama yaparız sırf maliyeti düşürmek için.
Omega3 yağ asit’i beyin hafızası için olmazsa olmaz önemde’dir ve dışardan alınmak zorundadır. Her sene boyunca, her gün bol bol, derin su balığı, ceviz gibi ürünler tüketilmeli, yada daha kolayı omega 3 hapı kullanılmalıdır. Fakat hepsi’de epey parasal maliyeti olan ürünleridir. Şimdi bu omega 3 olmadan hafızada sorunlar yaşanacağı gerçeği, diğer yandan parasal maliyetinin ulaşımda imkansızlığı bir kısıtlama gerekiyor, peki kısıtlanan şey paramı’dır, sağlıkmı’dır, aslında her ikisidir, konu başlığında yazdık ya; Sağlık Açısından Cahillik Ve Yoksulluk Birbirinin Çekim Alanıdır, kardeştir diye. Yaşamsal ihtiyaçlardan mecburen kısıtlama yapıyoruz, yaşamsal ihtiyaçlar beden ve beynimiz, yani sağlığımız için olmazsa olmazdır, paradan kısarken sağlığımızdan kısıyoruz, sağlık azaldıkça cehaletimiz artıyor, çünkü; bilgiyi ancak sağlıklı bir makine ister, ama istemek yetmez, o bilgiyi anlıyacak, hafızada tutacak ve gerektiği zamanda hemen hatırlayıp o bilgiyi kullanacak sağlıklı bir beyine’de ihtiyaç vardır. Devam edicek yazı......
pcked